Bafa Sevgilisine Kavuşur Ama Ölür 23.02.2013 PDF Yazdır E-posta

Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi günümüzden üç bin yıl öncesi Ege Denizi’nin Latmos Körfezi iken, Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlarla denize bağlantısı kesilince bir göl haline dönüşen Bafa Gölü, “Latmos Körfezi Canlanıyor” adlı projeyle yeniden denize bağlanacağı gündemde. Aydın Valiliği, Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Didim Kültür Mirası Koruma Derneği ve Didim Turizm Altyapı Hizmet Birliği işbirliğinde, Bafa Gölü’nü Ege Denizi’ne bağlayan kanalların turizme açılmasını öngören “Latmos Körfezi Canlanıyor” adlı proje hayata geçirileceği bildirilmekte.’’

Neden kanal projesine ihtiyaç duyulmakta; Projeyi savunanlar bu çalışmayla;

1- Ege Denizi ile Bafa’yı birleştirdiğimiz zaman tekne turları ile kültür, doğa ve din turizminin aynı anda izlenmesini sağlayacağını.

2-‘Bu proje ile DSİ’nin sulama kanalları önüne koyduğu bentler nedeniyle kirlilik yaşayan Bafa Gölü de kurtulacağını

3-Yapılacak olan çalışma ile denizden Bafa’ya kadar teknelerle ulaşım sağlanabilecek. Bölgenin ve ülkemizin turizm anlamında büyük kazanımları olacağını belirtmekteler.

 

 

Uygulanabilirlik ve doğal miras ve çevre  yönünden değerlendirme; Bafa Gölü Ege’ye ulaşırsa ne olur?

Günümüz gelişen teknolojik  araç-gereç olanaklarıyla alabildiğince geniş kanallar ve çukurlar açabilirsiniz içlerine su da doldurabilirsiniz, hatta doğanın üç bin yılda oluşturduğu ve ona göre iklimini- biyolojik çeşitliliğini oluşturduğu BAFA Gölü nü eski halin yani Latmos Körfezi’ne 3 haftada dönüştürebilirsiniz. Fakat Bafa Gölü’nü geri getirmek istersek bir 2-3 bin yıl beklememiz gerekir.

“Latmos Körfezi Canlanıyor ” ‘‘Bafa sevgilisi Ege ye kavuşacak mı? ’ Projesinin uygulana bilirliği ile ilgili Hamburg Elbe Tüneli ve Weser Nehri Kanal örnekleri verilmekte.Çok farklı oluşumlar. Bu kanallar göle açılmamakta, kanallar yerleşim alanlarına ulaşmakta. Örneğin bir zaman dile getirilen Kayseri ye denizden ulaşma gibi.

Bafa Gölü insanlar gibi doğal bir oluşum ve doğanın ürünüdür. Bafa’yı Ege’ye ulaştırmakla, Bafa’nın  vücudundan oyuk açarak  içini boşaltmış olursunuz. ‘‘Bafa sevgilisi Ege’ye kavuşacak mı?’ adıyla adlandırılan  projede Bafa Gölü, Ege’ye ulaştığında ‘sevgilisine’ kavuşur fakat  Bafa Gölü de  ölür.



Neden Bafa Gölü Ölür veya Başka bir göl olur?

Bafa  Gölü; antik dönemden günümüze kadar gelmiş doğa oluşumdur, onların yaşam süreçlerini ve sağlıklarını belirleyen en önemli etkenin kendi doğal yapı-dengeleri ve dış çevre koşullarıdır. Doğal göllerin çanak yapılarının değiştirilmemesinin ve tatlı-acı olan sularının, deniz suyuyla karışması, gölün canlı yapısının yok edilmesidir, kısacası gölün ölümüdür, gölün başkalaştırılmasıdır.

Geçmişte taşkın  ovası özelliğini taşıyan bu alan , günümüzde Büyük Menderes Deltası’nın sahip olduğu ekosistem özelliklerine içermektedir. Göl doğal özelliği, havzasının canlı türlerince çok zengin olması ve soyları tükenmekte olan çok sayıdaki kuşlara üreme, beslenme ve koruma ortamını oluşturması  nedeniyle Türkiye ve Dünyanın Önemli Kuş Alanlarındandır. Bafa Gölü; Dilek Yarımadası Milli Parkı arasında önemli bir konaklama ve koridor oluşturmaktadır ve bu nedenle de 08/07/1994 tarihinde  Tabiat Parkı olarak ilan edilmiştir. Bu doğal çevreyi insanlar değil Bafa Gölü kurmuştur. Doğal göllerin doğal yapılarına müdahale edilmedikçe su taşkınlarının olması söz konusu değildir, çünkü sulak alanlarımız su taşkınlarını, selleri önleyen en önemli alanlardır, yeter ki göle ulaşan derelerin, çayların yataklarına müdahale etmeyelim. Su akışlarına engel olmayalım, doğal dengesinde bırakalım ki yaşanan ve istenmeyen kayıplarla karşı karşıya kalmayalım. Doğanın dengesi bozuldukça dengemizin bozulacağını unutmayalım.

Neler Yapılmalı?

Öncelikle para mı? Yoksa doğal yaşamın sürekliliğimi ona kar verilmelidir. Doğa alanlarının yaşatılması için; Kanal projesi yerine; son elli yıldır atık deposuna dönüştürülen gölün öncelikle mekanik-biyolojik yöntemlerle temizlenmesi ve korunması  için radikal önlemler alınmalıdır.

Bafa  Gölü’nü Ege Denizi’yle buluşturarak oraya gelecek yatlarla, orada oluşturulacak rekreasyon alanlarıyla gölün su yapısı bozulacak ve kirlilik yükü daha da artacaktır.Tarım alanları olumsuz yönde etkilenecektir. Kanalların korunması başlı başına bir sorun olacak, DSİ’nin  önemli yatırımlarla yaptığı Şişme Savak devre dışı kalacak ve  deniz suyunun etkisi gölün ekolojisini tamamen değiştirecek ve  göl   su birikintisine dönüştürecektir.

Kanal  Projesine  benzer projelerin doğal  göllerde meydana getirdiği olumsuzlukların  bizde ve dünyada  çok sayıda bilimsel örnekleri vardır. Birkaç yıl öncesi de su bütçesinin %25 den fazlasını kaybeden acı göl özelliğindeki Burdur Gölü’ne Akdeniz’den deniz suyu aktarılması planlanmış ve öne sürdüğümüz bilimsel gerekçelerle bu çok yanlış olan ve gölü  başkalaştıracak  projeden vazgeçilmiştir.

Yine 2010 yılında gündeme gelen Bursa Büyükşehir Belediyesi,  bölgeyi turizme açmak ve bölge ekonomisinin turizmle kalkınmasını sağlamak amacıyla Uluabat Gölü’nün, Marmara Denizi’ne bağlanarak Nil Nehri’nde olduğu gibi tekne turlarına açılması planlayan benzeri  proje gerçekleşmemiştir.

Bizim yapmamız gereken son elli yıldır atık deposuna dönüştürülen gölün kirletilmemesi için radikal önlemleri almaktır. Bunun  bilimsel çözümü gölün kanallarla Ege Denizi’ne bağlanması değildir. Bu yöntem işin kolayına kaçmaktır, Bafa Gölü’nü yok etmektir. Bafa Gölü  gibi biyolojik çeşitlilikleriyle dünyanın  doğal zenginlik müzeleri olan su  üretim kaynaklarımız   hızla tüketilmektedir, su ve besinin en önemli ilgi konusu olduğu günümüzde; sulak alanlarımızın korunması ve gelecek kuşaklara en sağlıklı yapısıyla iletilebilmesi kuşkusuz  bir ulusal güvenlik konusu olmalıdır ve göz ardı edilmemelidir.

Sonuç;

Bu proje Bafa Gölü’nü kurtarmaz, yok eder. Proje; doğal alanların korunma- kullanımı, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik kayıpları  içeren  verilere dayanmayan, sadece turizmin iştahını kabartan, yine bilimsel gerçeğe uymayan Bafa Gölü’nü kurtarma müjdesi gibi öne sürülen masa başında üretilmiş mühendislik projesidir. Yöre zaten turizm açısından çok önemli getiriye sahip olan bölgeye yeni yapılan otoyollarıyla kolayca ulaşıma sahip bir alandır. Bafa Gölü çevresinde daha hızlı ulaşım için yapılan ve gölün ekolojık yapısında ciddi sorunlar oluşturulacağı bilinen otoyollara karşı olurken, birde kanalla Bafa Gölü’ne ulaşmak  tarihi mirası  yok etmek, Bafa Gölü’nü  insan eliyle işgal etmektir. O nedenle bu tür projeleri hayata geçirmek isterken Bafa Gölü’nün gelmişini geçmişini yaşamını  çok iyi bilmemiz gerekir.

Çünkü  bu  kanal projeleriyle altın yumurtlayan tavuğu kesmiş olursunuz. Halbuki Bafa Gölü’nü gelecek kuşaklara taşımak, kültürel, sosyal, ekonomik ve ekolojik özellikleriyle gelecek nesillere taşımak için gölün doğal yapısının doğal özelliklerine göre iyileştirilmesi ve korunması gerekir . Bize yakışan gelecek nesiller için,  doğa için karar vermek olmamalıdır. Onlara alınan emaneti koruyarak teslim etmemiz gerekir. Bu nedenle de  30 yılı aşkın Bafa Gölü’nde yaptığımız araştırmalarda hep dile getirdiğimiz şey; Bafa gölünün doğal yapısının iyileştirilmesidir. Bunun içinde öncelikle yapılması gereken gölün su kalitesini  bozan ve çevresel etkisi olan gölün dip kısmında depolanan kirlilik unsurlarını oluşturan  atıklarının  Mekanik ve Biyolojik yöntemlerle temizlenmesi önceliğidir. Gölün su bütçesi ve su giriş çıkışı düzenlenerek, gölün kirlenmesine neden olan etmenlerin kontrol altına alınmasıdır. Kanal projeleri gibi  gölden daha nasıl para kazanabiliriz yöntemleriyle gölün kirlilik ve yok olma riskini artıran  çalışmalardan uzak durmamız gerekir.

Dünyanın bir noktasında meydana gelen bir sorun sadece bir kent ya da bölge ile sınırlı kalmayıp tüm ülkeyi, kıtayı ya da dünyanın tümünü etkileyebilmektedir. Doğadaki yaşamın kaynağını oluşturan sulak alanlarımız, göllerimiz, suların biyolojik zenginliklerimizin çıkış noktasıdır.  Doğal sulak alanlar tüm canlıların yaşam alanlarıdır, yaşam onlarla var olmuştur. Ekoloji ve ekonomi uyum içerisinde olmalıdır.

 
Copyright © 2017 | Bafa Gölü | Powered by minibilisim.com.tr