Bafa Gölü'nden Yediler Manastırı'na PDF Yazdır E-posta

Hasan Beden

Mart 1994. Latmos'un kucağındaki Yediler Manastırı uzaktan belli belirsizdi . Buğulu bir bahar sabahında, Kapıkırı'ndan 14 kişilik küçük bir grupla yola çıkan doğa yürüyüşçüleriydik. Rehbersiz olarak manastır yoluna koyulduk. Çünkü köylülere sorduğumuzda "aha şuracıkta" deyip bize dağa doğru giden ak topraklı bir patikayı göstermişlerdi. O yıllarda biz şehirliler, köylü söyleminde "aha şuracıkta" lafının ne anlama geldiğini henüz bilmiyorduk. Mutluluk ve sevinçle yola koyulmuştu grup. Manastır aha şuracıktaymış nasılsa. Herkes harika çiçekli bir patikada, sanki allegretto tarzı senfoni dinlercesini ağır aksak yürüyordu: lay lay lom.

Bir saat sonra hepimizde şafak attı. Dev kayaların bin engel oluşturduğu bir vadide yolumuzu şaşırıp resmen kaybolduk.

Epeyce uğraştıktan bir saat sonra ancak düze çıkabildik. İşte o an bu an. Sonunda kurtulmuştuk. Manastır az ilerideydi. Resimde Zafer işareti yapan genç doktor ile avukat İrfan Bülbül ve Feruzan hanımın sevincine bakın. Herkes gene lay lay lom :)))

 

Manastır çevresinde 3 saat kadar hoş vakit geçirdik. Bafa gölü ayaklarımızın altındaydı artık. Bizans fresklerini, muhteşem ilginçlikteki kayaları fotoğrafladık. Yamaçtaki çamlığa tırmandık. Gün güzeldi. İkindi vakti en kısa yoldan Kapıkırı'na dönmeye çalışırken, yüksek kayalardan zar zor aşağıya indik. Fakat 2 arkadaş daha kolay bir geçit ararken, bir derenin diğer tarafına inmişler ve dereboyu yürümüşlerdi. Orada bögürtlen çalılarının engeline takılınca, çaresiz biz de durduk. Çünkü onların geri dönüp bize ulaşmaları iki saatten fazla sürecekti. Akşam yakındı. Çaresizdik.

Bir süre sonra,yüz metre kadar aşağıda, kayaların arasından çıkan bir köylünün bize doğru gelmekte olduğunu gördük. Bu bir mucizeydi. kurtulmuştuk. Bu kişi Gölönü (Bucak) köyünden rahmetli Muhittin abiydi. İneklerini kontrola geldiğini söylemişti. Derenin öbür tarafındaki arkadalarımızı yakındaki bir patikaya yönlendirerek onların çabucak gruba ulaşmalarını sağladı.

Sonra onun rehberliğinde, kayalık bir tepeye tırmanıp gizli geçitler ve uçurum kenarlarından dolanıp kolayca göl kenarına inmiştik. Gün batarken, Gölönü ile Kapıkırı arasındaki yolun tam ortasında ve göl kenarına idik. Her şeye rağmen gene de çok güzel bir gündü.

 
Copyright © 2017 | Bafa Gölü | Powered by minibilisim.com.tr